Yaşadığınız Bölgeye Uygun Bitkiler
Bahçe merkezine gidip beğendiğiniz bir bitkiyi alıp eve getirdiniz, saksıya diktiniz ve üç hafta sonra elinizde kuru bir dal kaldı. Suçlu siz olmayabilirsiniz. Çoğu zaman sorun bakımda değil, seçimde başlıyor: o bitki sizin bölgenizde yaşamayı sevmiyordur.
Bu yazı, "bende neden tutmuyor?" sorusunun cevabını iklim üzerinden arıyor. Bölgeye uygun bahçe bitkileri seçmek, bahçecilikte harcadığınız emeğin karşılığını almanın en kısa yolu.
Neden aynı bitki bir yerde patlıyor, başka yerde ölüyor?
Çünkü her bitkinin doğal olarak yetiştiği bir yer var. Zeytin Akdeniz kıyısında kendi kendine büyür; Erzurum'da açık toprakta kışı çıkaramaz. Ortanca serin ve nemli havayı sever; kuru bir iç Anadolu balkonunda yaprakları öğlene kadar pörsür. Bitki "kötü" değildir, sadece yanlış adrestedir.
Yani ilk soruyu değiştirmek gerekiyor: "Hangi bitki güzel?" yerine "Benim bölgemde hangi bitki rahat eder?"
Adım adım: kendi bölgenize uygun bitkiyi nasıl seçersiniz?
-
Kışın en soğuk gecesini öğrenin.
Bir bitkinin bir yerde kalıcı olup olamayacağını belirleyen ana faktör, o bölgenin en düşük sıcaklığıdır. Ortalama sıcaklık değil, en düşüğü. Kendinize sorun: burada kış geceleri kaça kadar düşüyor, kaç gün donuyor, kar yerde kalıyor mu? Bu bilgiyi komşunuzdan, mahalledeki eski bahçıvanlardan veya bölgenizin uzun yıllar hava verilerinden edinebilirsiniz. Etiketlerde gördüğünüz "-10 °C'ye dayanıklı" ifadesi tam olarak bu soruya cevap verir.
-
Yazın nasıl geçtiğine bakın.
Soğuk kadar sıcak da eleyicidir. Uzun, kuru, 35 derece üzeri yazlar; serin havayı seven marul, ıspanak, ortanca gibi bitkileri zorlar. Buna karşılık biber, patlıcan, domates, kekik, lavanta bu koşullarda daha mutludur. "Yazın burada gölge olmadan bir şey yaşar mı?" sorusunun cevabı bitki listenizi ciddi biçimde kısaltır.
-
Nem ve rüzgârı hesaba katın.
Kıyı bölgelerinde havanın nemi yüksektir; bu, yaprakta mantar hastalıklarını kolaylaştırır. İç bölgelerde hava kurudur; sulama ihtiyacı artar. Rüzgârlı bir balkon veya açık bir tarla köşesi, bitkinin suyunu düşündüğünüzden hızlı tüketir. Nemli bir yerde yaşıyorsanız sık ekim yapmayın, havalanmaya yer bırakın.
-
Kendi bahçenizin "mikro iklimini" tanıyın.
Bölge geneli bir şey söyler, bahçenizin köşeleri başka bir şey. Güney duvarının dibi bölgenizin ortalamasından ılıktır; bir alt kattaki kuzey balkonu ise serin ve gölgelidir. Bir gün boyunca hangi alanın kaç saat güneş aldığını yazın. 6 saatin üstü "tam güneş", 3-6 saat "yarı gölge", altı "gölge" demektir. Sebzelerin çoğu tam güneş ister; nane, maydanoz, ıspanak yarı gölgeye razı olur.
-
Toprağınızı ve suyunuzu bitkiye eşleştirin.
Ağır killi toprakta su durur, lavanta ve biberiye kök çürüklüğüne gider. Kumlu toprakta su akar, sürekli sulama gerekir. Toprağın yapısını iyileştirmek mümkün — doğru toprak karışımı ve evde hazırlanan kompost burada işe yarar — ama bitkiyi zorlamak yerine toprağınıza uygun türü seçmek her zaman daha kolaydır.
-
Yerel çeşitlerden ve yerel satıcıdan başlayın.
"Bu civarda yıllardır yetişen ne var?" sorusu, kitaplardan hızlı cevap verir. Semt pazarındaki fidecinin sattığı çeşitler genellikle o bölgede sınavı geçmiş olanlardır. Yerel tohumlar da aynı mantıkla avantajlıdır; o iklimde nesillerce seçilmişlerdir.
-
Takvimi bölgenize göre kaydırın.
Ekim takvimleri genel bir çerçeve verir. Kıyıda mart sonunda dikilen domates fidesi, yüksek rakımlı bir ilçede mayısın ortasını bekler. Ölçüt tarih değil, son don tarihinizdir. Sebze ekim takvimini kendi bölgenizin son don ihtimaline göre bir iki hafta öne veya arkaya alın.
-
Küçük başlayıp not tutun.
İlk yıl 3-5 tür deneyin. Hangi bitki ne zaman zorlandı, hangisi kendini taşıdı, hepsini yazın. İkinci yıl elinizde kitaplardan daha değerli bir veri olur: kendi bahçenizin kaydı.
Sık yapılan hatalar
- Fotoğrafa göre bitki almak. İnternette gördüğünüz lavanta tarlası muhtemelen başka bir iklimde. Önce dayanıklılık bilgisine, sonra görünüşe bakın.
- Etiketi okumadan kasaya gitmek. Etikette genelde ışık ihtiyacı, sulama sıklığı ve soğuğa dayanım yazar. Üç satır okumak bir mevsim kurtarır.
- Ortalama sıcaklıkla karar vermek. Bitkiyi ortalama değil, tek bir kötü gece öldürür.
- Tropik bitkiyi açık bahçede kışlatmaya çalışmak. Bu tür bitkileri saksıda tutup kışın içeri almak daha gerçekçi bir çözüm.
- Bölgeye uygun olmayan bitkiyi gübreyle kurtarmaya çalışmak. Gübre besin eksikliğini giderir, iklim uyumsuzluğunu gidermez. Yanlış yerde fazla gübre bitkiyi daha da yorar.
- Hepsini bir kerede denemek. On beş çeşitle başlayan yeni başlayan, hangi hatanın hangi bitkiye ait olduğunu asla anlayamaz.
- Balkonun yönünü göz ardı etmek. Kuzey balkonunda domates yetiştirmeye çalışmak, bölgeniz ne kadar ılık olursa olsun sonuç vermez.